Ürün Yönetiminde Sınıflama, Karma ve Yaşam Süreci: Pazarlamanın Temel Yapı Taşları
Ürün sınıflamaları, ürün karması kararları ve ürün yaşam süreci kavramı, modern pazarlama yönetiminin stratejik temellerini oluşturur.
Modern pazarlama yönetiminin en temel yapı taşlarından biri kuşkusuz ürün kavramıdır. Ancak ürün denilince akla yalnızca raflarda duran, elle tutulup gözle görülebilen somut mallar gelmemelidir. Pazarlama yazınında ürün, tüketicinin ihtiyacını karşılayan, ona değer sunan her şeydir; bu nedenle hizmetler, fikirler, kişiler ve yerler de ürün kapsamında değerlendirilir. Bu geniş tanım, pazarlama yöneticilerinin ürün stratejilerini tasarlarken çok daha bütüncül bir bakış açısıyla hareket etmelerini zorunlu kılar. Günümüz pazarlama dünyasında artık somut ürünlerin soyut ürünlerle, soyut ürünlerin de somut ürünlerle desteklenmesi bir zorunluluk halini almıştır. Tedavi olmak soyut bir hizmetken, ilaçlar somut bir üründür; ilaç somut, doktorun anlayışı ve yaklaşımı ise soyuttur. Bu bütünleşik yapı, pazarlama kararlarının da çok boyutlu düşünülmesini gerektirir.
Ürün Kavramının Somut ve Soyut Boyutları
Ürünleri sınıflandırmanın en temel yolu, onların somut ya da soyut oluşlarına göre ayrım yapmaktır. Somut ürünler elle tutulup gözle görülebilen, depolanabilen ve fiziksel bir varlığı olan mallardır. Süt, kahve, şampuan ya da bir cep telefonu bu kategoriye girer. Soyut ürünler ise yani hizmetler, elle tutulamaz, gözle görülemez ve genellikle depolanamaz. Bir film izlediğinizde sinema salonundan yalnızca zihninizdeki bir hatıra ve bir bilet parçasıyla ayrılırsınız; elinizde hizmete ilişkin anlamlı fiziksel bir şey kalmaz. İşte bu nedenle hizmetlerin pazarlanması, somut ürünlerden farklı bir stratejik yaklaşım gerektirir.
Pratik İpucu: Bir kafede kahve satın alıyorsunuz. Aslında siz yalnızca kahve değil, aynı zamanda güler yüzlü servis, rahat ortam, hızlı servis gibi soyut deneyimleri de satın alıyorsunuz. Pazarlamanın gücü, bu soyut deneyimi somut vaatlerle birleştirmektir.
Tüketim Ürünlerinde Dört Temel Sınıflama
Tüketicilerin kişisel tüketimleri için, alıp satmak ya da kâr amacı gütmeden satın aldıkları ürünler, tüketim ürünleri olarak adlandırılır. Bu ürünler dört ana başlık altında incelenebilir: kolayda ürünler, beğenmeli ürünler, özellikli ürünler ve aranmayan ürünler. Her sınıfın tüketici tutumları, satın alma sıklığı, dağıtım yapısı, fiyatlandırma stratejisi ve pazarlama iletişimi farklılık gösterir.
Kolayda Ürünler
Kolayda ürünler, müşterilerin düzenli olarak aldığı, satın alırken üzerinde çok az düşündüğü, fiyatları düşük ve kolayca ikame edilebilen ürünlerdir. Sakız, gazete, su bu kategorinin klasik örnekleridir. Güçlü bir markalaşma sürecine ve rakiplerinden ayırt edilecek tasarımlara ihtiyaç duyarlar. Kolayda ürünler de kendi içinde dört alt kategoriye ayrılır:
- Plansız alınan ürünler: Alınmadan önce planlanmazlar, anlık dürtülerle satın alınırlar. Kasada beklerken gözünüze çarpan sakız ya da takım elbise alırken önerilen cep mendili bu tür ürünlere örnektir. Tüketici için yüksek bedel ödenmez; karar anlık verilir.
- Temel ürünler: Süt, şampuan gibi evlerde devamlı bulunan ürünlerdir. Tüketiciler rakip ürünleri kıyaslar, fayda ve değer arar, ürünü sık kullandığı için özelliklerini iyi bilir.
- Acil ürünler: Düzenli alınmayan ancak kısa vadede ihtiyaç duyulan ürünlerdir. Yağmurlu günde alınan şemsiye, yara bandı bu kategoriye girer. Anın aciliyetine bağlı olarak fiyatlar daha yüksek olabilir.
- Rutin alınan ürünler: Tüketicinin belirli bir rutinle aldığı ürünlerdir. Her Kanlıca gezisinde yoğurt yiyenler, abone olunan dergiler, çarşamba günleri alınan piyango bileti bu kategorinin örnekleridir.
Beğenmeli Ürünler
Beğenmeli ürünler, alıcının seçme ve satın alma aşamasında uygunluk, kalite, fiyat ve tasarım gibi ölçütler bakımından karşılaştırma yaptığı ürünlerdir. Bulaşık makinesi, ev, otomobil ya da cep telefonu almadan önce tüketiciler araştırma yapar, farklı markaların seçeneklerini değerlendirir. Bu ürünler ikiye ayrılır:
- Homojen beğenmeli ürünler: Kaliteleri benzer ama fiyatları önemli ölçüde farklı olan ürünlerdir. Çamaşır makinesi, mobilya, TV gibi ürünlerde markadan markaya özellikler çok benzer; bu durumda tüketici fiyat kıyaslamasına yönelir. Bol çeşit ve eğitimli satış personeli bu ürünlerin satışı için kritik öneme sahiptir.
- Heterojen beğenmeli ürünler: Ürünler birbirine benzese de tüketiciler tarafından farklı algılanır. Saç kesimi, doktor seçimi, çalışma masası alımı bu kategoriye örnek verilebilir. Tüketiciler kalite ve uygunluk testleri yapmak ister.
Özellikli Ürünler
Özellikli ürünler, özenle satın alınan, oldukça pahalı ve niş pazarlarda satılan ürünlerdir. Klasik otomobiller, özel üretim cep telefonları, özel tasarım mücevherler bu kategorinin tipik örnekleridir. Alıcı, ürün için özel çaba sarf eder, uzun zaman bekleyebilir ve yüksek bedeli karşılaştırma yapmaya gerek görmeden ödemeye hazırdır. Yanlış kararın yaratacağı risk büyük olduğundan müşteriler yoğun duygusal desteğe ve iyi eğitilmiş satıcının teşviklerine ihtiyaç duyar.
Mini Vaka Analizi: Hermes Çanta ve Para Dolu Dünya
Fransa'nın 1837 yılında Thierry Hermes tarafından koşum takımları atölyesi olarak kurulan markası, bugün dünya kadınlarının arzu nesnesi olan çantalarıyla özellikli ürün stratejisinin en çarpıcı örneklerinden birini oluşturuyor. Timsah derisi bir Hermes çantanın değeri yaklaşık 34 bin dolar; elmaslı modellerde ise fiyat 70-80 bin dolara kadar çıkıyor. Tümü el yapımı olan çantaların metal aksamı altın kaplama. Antika Hermes çantalar açık artırmalarda rekor fiyatlara alıcı buluyor. Marka, "paranız dahi olsa hemen sahip olamazsınız, adınızı yazdırıp yıllarca sıra beklemek zorundasınız" kuralıyla kıtlık stratejisini ustaca uyguluyor. Bu strateji, ürünün algılanan değerini artırırken, markanın lüks konumunu da pekiştiriyor.
Aranmayan Ürünler
Tüketicilerin varlığından haberdar olmadıkları ya da bilseler bile normal şartlarda almayı düşünmedikleri ürünlerdir. Mezar taşları ve kefen, aranmayan ürünlerin en bilinen örnekleridir. Ansiklopediler, sigorta hizmetleri, ramazanda güllaç yapımı için gereken gül suyu, tehlikeli bölgelere gidilecekse alınması düşünülen sıtma aşısı da bu kategoriye dahil edilebilir. Tüketiciler bu ürünleri almak istemez, alımı en sona erteler, fiyat kıyaslamasını ön planda tutmaz.
Endüstriyel Ürünlerde Sınıflama
Yeniden satılmak ya da başka ürün ve hizmetlerin üretiminde kullanılmak üzere alınan ürünlere endüstriyel ürün denilir. Aynı fiziksel ürün, kullanım amacına göre farklı sınıflara girebilir. Örneğin yoğurt, evde tüketildiğinde tüketim ürünü iken, bir mantı salonunda müşterilere hizmet sunulurken kullanıldığında endüstriyel ürün tanımı içine girer. Endüstriyel ürünler yedi kategoride incelenebilir:
- Hammaddeler: Başka ürüne dönüştürülecek temel ürünlerdir. Yoğurt imalatı için kullanılacak süt ve maya bu kategoriye örnektir.
- Ana ekipman: Satın alıcısının işini yürütmesinde kullandığı makine ve ekipmanlardır. Demirbaşlar, üretim makineleri, binalar ana ekipman kapsamında değerlendirilir.
- Süreç malzemeleri: Hammaddelerden daha karmaşık, çoğunlukla önceki bir üretim sürecinden geçmiş malzemelerdir. Yoğurt üretimi için özel ön süreçlerle üretilmiş probiyotikler bu tür malzemelere örnektir.
- Aksesuar ekipman: Üretim sürecini doğrudan desteklemese de işletmenin tüketiciye sunduğu imajı şekillendiren ürünlerdir. Otel odasındaki tablo, ofis malzemeleri, masa ve sandalyeler aksesuar ekipman kapsamına girer.
- Hazır parçalar: Son ürünün oluşturulmasında kullanılan bitmiş parçalardır. Takım elbiseye dikilecek düğme, yoğurt için cam kavanoz ve plastik kapak hazır parça örnekleridir.
- Kullanılan ürünler: Endüstriyel alıcı tarafından kullanılıp tüketilen ancak üretilen nihai ürünün parçası olmayan ürünlerdir. Endüstriyel temizleme ürünleri bu kategoriye dahildir.
- Endüstriyel hizmetler: İşletmeler tarafından kullanılan hizmetlerdir. Muhasebe, hukuk, ilaçlama hizmetleri bu tür hizmetlere örnektir.
Ürün Karması Kararları ve Ürün Hattı Stratejileri
Bir işletmenin satışa sunduğu tüm ürünler, o işletmenin ürün karmasını oluşturur. Günümüzde pek çok işletme çok sayıda ürün ile pazarda var olmaya çalışır; bir şampuan markasının internet sitesinde bukle, renk koruma, güçlü ve parlak saçlar, ışıldayan saçlar, hacim, düzleştirme ve dökülmeyi önleme gibi pek çok farklı ürün seçeneği sunulması bunun tipik göstergesidir. Birbiri ile ilişkili, aynı işi gören ürünlere ürün hattı denir. Örneğin Mercedes markasında sedan, cabrio, coupe, sports-tourer, off-roader ve roadster farklı ürün hatlarını oluşturur. İşletmenin sahip olduğu farklı hat sayısı hat genişliğini, her hattın içinde sunulan ürün çeşitliliği ise hat derinliğini ifade eder.
İşletmelerin birden fazla ürün hattı sunmasının pek çok nedeni vardır: kârları ve büyümeyi yükseltmek, satış dalgalanmalarına engel olmak, pazarda daha büyük etki yaratmak, kaynakları etkin kullanmak ve uzun ömürlü olabilmek. Ürün hatlarını genişletme veya derinleştirme kararlarında belirleyici olan değişkenler ise rekabet, işletmenin amaçları, pazardaki fırsatlar, talepteki değişmeler, üretim olanakları ve pazarların çekiciliğidir.
Ürün Hattını Derinleştirme ve Uzatma Stratejileri
Ürün hattını derinleştirme, halihazırdaki ürün hattına yeni ürün eklenmesidir. Cabrio modeline altıncı, yedinci renk seçeneklerinin eklenmesi ya da sedan modeli için cam tavan seçeneği sunulması bu stratejiye örnektir. Derinleştirmenin temel nedenleri arasında daha fazla kâr elde etmek, bayileri memnun etmek, fazla kapasiteyi kullanabilmek ve rakipleri rekabetten uzak tutmak sayılabilir.
Ürün hattını uzatma ise şirketin ürün hatlarını geleneksel alanın dışına çıkarmasıdır. Bir otomobil firmasının parfüm, bebek zıbını gibi farklı alanlarda ürün sunması bu yaklaşıma örnektir. Ferrari'nin resmi internet sitesinde Store başlığı altında otomobilin çok ötesinde ürünler sunması, uzatma stratejisinin en çarpıcı örneklerinden biridir.
Pratik İpucu: Yeni bir renk seçeneği eklemek, yepyeni bir ürün hattı oluşturmaktan çok daha düşük yatırım ve risk gerektirir. Bu nedenle derinleştirme, kaynakları kısıtlı işletmeler için genellikle ilk başvurulan stratejidir.
Ürün Yaşam Süreci Kavramı
Bir ürünün üretimine başlandığı andan pazardan çekilmesine kadar geçen süreci anlatan ürün yaşam süreci kavramı, pazarlama yönetiminin en temel modellerinden birini oluşturur. Bu kavram, ürünün farklı evrelerinde farklı pazarlama kararlarının alınması gerektiği gerçeğine dayanır. Tıpkı canlıların doğup büyümesi ve ölmesi gibi her ürün de dört temel evreden geçer:
- Pazara giriş evresi: Ürünün ilk kez pazara sunulduğu, satışların düşük olduğu, tanıtım maliyetlerinin yüksek olduğu dönemdir.
- Büyüme evresi: Ürünün kabul görmeye başladığı, satışların hızla arttığı ve kârlılığın yükseldiği dönemdir.
- Olgunluk evresi: Satışların en yüksek seviyeye ulaştığı ancak büyüme hızının yavaşladığı, rekabetin yoğunlaştığı dönemdir.
- Gerileme evresi: Satış ve kârların düştüğü, ürünün pazardan çekilmeye başlandığı ya da yeniden konumlandırıldığı dönemdir.
Bu evrelerin her birinde pazarlama yöneticisinin ürün, fiyat, dağıtım ve tutundurma stratejilerini yeniden gözden geçirmesi gerekir. Ürün yaşam süreci kavramı pazarlama dünyasına biyolojiden esinlenerek kazandırılmış olsa da sunduğu stratejik çerçeve, günümüz işletmeleri için vazgeçilmez bir karar destek aracı olmaya devam etmektedir.
Sonuç olarak, ürün sınıflamaları, ürün karması kararları ve ürün yaşam süreci kavramı, pazarlama yöneticisinin elindeki en güçlü stratejik araçlardır. Bu kavramları doğru anlamak, tüketici ihtiyaçlarını doğru okumak ve her evreye uygun pazarlama kararları almak, sürdürülebilir rekabet avantajının anahtarıdır. Günümüzün hızla değişen pazar koşullarında işletmeler, ürün portföylerini sürekli gözden geçirmek, hatlarını derinleştirmek ya da gerektiğinde yeni alanlara uzatmak zorundadır. Unutulmamalıdır ki pazarlamada başarının yolu, ürünü doğru sınıflamakla değil, tüketicinin zihninde doğru konumlandırmakla başlar.