Bütünleşik Pazarlama İletişiminde Durum Analizi ve Planlama Süreci: Nike ve GAP Örnekleri

Bütünleşik pazarlama iletişiminde durum analizi, hedef pazar, fiyat ve dağıtım stratejileri Nike ve GAP örnekleriyle ele alınıyor.

� 1,509 kelime bütünleşik pazarlama iletişimi durum analizi ürün analizi fiyat analizi dağıtım noktası

Modern pazarlama dünyasında markaların tüketicilerle kurdukları ilişki, artık tek bir kanalın ya da geleneksel reklam anlayışının sınırları içinde değerlendirilemeyecek kadar karmaşık bir hâl almıştır. Tam da bu noktada bütünleşik pazarlama iletişimi (BPİ) kavramı, tüm iletişim faaliyetlerinin tek bir stratejik çatı altında, uyumlu ve sinerji yaratan bir biçimde planlanması gerektiğini vurgular. Bu bütüncül yaklaşımın temel yapı taşlarından biri ise durum analizidir. Durum analizi; ürün, fiyat, dağıtım, hedef pazar ve geçmiş iletişim çabaları gibi bileşenlerin sistematik olarak incelenmesini kapsar. Aşağıda, bu bileşenlerin her biri, Türkiye pazarına da ışık tutan örneklerle birlikte derinlemesine ele alınmaktadır.

Ürün Analizi: Ürün Yaşam Döngüsü ve Rekabet Gözlemi

Bütünleşik pazarlama iletişiminin ilk durağı olan ürün analizi, pazarlanacak ürün ya da hizmetin mevcut durumunu, rakiplerin ürün gamlarını ve ürünün yaşam döngüsü içinde bulunduğu evreyi anlamayı hedefler. Her ürün, tıpkı canlı bir organizma gibi doğar, büyüme evresine girer, olgunlaşır ve sonunda düşüşe geçer. Perdeli kanatlı uçaklardan teleteks yazı makinelerine, oradan faks cihazlarına ve nihayetinde mobil e-posta uygulamalarına uzanan teknolojik dönüşüm, ürün yaşam döngüsünün en çarpıcı somut örneklerinden birini oluşturur. Ancak her ürün bu evreleri aynı hızda yaşamaz.

Örnek: Ekmek, insanlık tarihi kadar eski bir ürün olarak henüz "düşüş ve yok oluş" evresine girmemiştir. Gelişmiş ülkelerde ekmek tüketimi azalırken, az gelişmiş ülkelerde kepekli, tuzsuz ya da dilimli ekmek gibi çeşitliliklerin yok denecek kadar az olması, ürün çeşitliliğinden elde edilecek kâr artışını sınırlamaktadır. Bu durum, reklamlarda kullanılacak mesaj stratejisinin belirlenmesinde belirleyici bir rol oynar.

Ürün analizinin bir diğer kritik boyutu, rakiplerin ürün portföyünün incelenmesidir. Nike ürün yöneticileri, rakiplerinin ürün gamlarını sistematik olarak taradıklarında önemli bulgulara ulaşmışlardır. North Face gibi markaların yalnızca spor ürünleriyle değil, farklı iklim koşullarına uygun ürünlerle de pazarda yer aldığını görmüşlerdir. Bu gözlem, Nike'ın dağcılık botları ve diğer doğa sporları malzemeleri üretme kararını doğurmuştur. Benzer biçimde, Adidas gibi geleneksel rakiplerin ürün gamları incelendiğinde performans sporları dışındaki dallara yönelik ürünlerin de mevcut olduğu saptanmış; bu bulgu Nike'ın spor ürünleri seçeneklerini geliştirmesine, terlemeyi önleyen eşofman ve giysiler üretmesine zemin hazırlamıştır.

Fiyat Analizi: Konumlandırma ve Esneklik Stratejileri

Fiyat analizi, reklam planında çoğu zaman arka planda kalsa da stratejik önemi büyüktür. Pazarlanacak ürün ve hizmetlerin fiyat politikaları, bu politikaların rakiplere kıyasla avantaj ve dezavantajları, fiyat temelli reklamlara ihtiyaç olup olmadığı gibi konular bu başlık altında değerlendirilir. Unutulmamalıdır ki tüketicilerde belirli bir oranda fiyat duyarlılığı bulunmaktadır; fiyat bileşeni ürün veya hizmet türüne göre öne çıkabildiği gibi geri planda da kalabilmektedir.

Nike, rakiplerine oranla daha az esnek bir fiyat politikası uygulamayı tercih etmiştir. Ancak bu tutum, farklı dağıtım kanallarıyla dengelenmektedir. Marka, outlet tipi mağazalar ve indirim dönemlerinde tüketicilere sıra dışı fiyatlarla ulaşmayı, fiyat politikasının bir parçası olarak görmektedir. Özellikle markanın amiral gemisi konumundaki spor ayakkabıları kategorisinde Nike, yüksek fiyat politikasından vazgeçme eğilimi göstermemekte; bu tutum, markanın bu alandaki açık ara farklılığının altını çizmektedir.

Pratik İpucu: Türkiye'de faaliyet gösteren spor giyim markaları için de benzer bir ikilem geçerlidir. Premium konumlandırmayı korumak isteyen markalar, outlet ve dijital kanallarda dönemsel indirimlerle farklı fiyat segmentlerine ulaşabilir; ancak ana ürün gamında fiyat disiplininin korunması marka algısı açısından hayati önem taşır.

Dağıtım Noktası Analizi: Tüketicilerle Buluşma Stratejileri

Ürün ve hizmetlerin tüketicilerle buluştuğu noktalar olan dağıtım noktaları, ürünün niteliğine göre büyük farklılıklar gösterir. Yiyecek içecek maddeleri ile basit kişisel bakım ürünleri veya basit elektronik cihazlara ulusal çaptaki marketlerden kolayca ulaşılabilirken; karmaşık elektronik cihazları ya da deri ürünleri marketlerden satın almak mümkün değildir. Dağıtım noktası, ürün ve hizmetlerin hedef kitlelere iletilme biçimini de belirleyebilir.

Doğa sporları ürünleri satan mağazalarda, çeşitli kursların yanı sıra yürüyüş, dalış veya kayak programlarının tanıtılması, dağıtım noktalarının farklı kullanımına güzel bir örnektir. Nike bu noktada birden fazla dağıtım kanalını eş zamanlı olarak kullanmaktadır. Nike Store olarak adlandırılan, tamamıyla Nike ürünlerinin tüketiciyle buluştuğu mağazalar markanın en prestijli satış noktalarıdır. Bu mağazalar aynı zamanda ürün gamına eklenen en son ürünlerin vitrine çıktığı mekânlar olarak tasarlanmıştır. Bununla birlikte marka, imaj politikasına uygun bulduğu diğer perakendecilerle de hedef kitlesinin sıklıkla ziyaret ettiği mağazalarda yer almayı bir pazarlama ve iletişim stratejisi olarak benimsemekte; bu yolla tüketicilerin gündeminde kalmayı başarmaktadır.

Hedef Pazar Analizi: Kitle Bölümleme Yöntemleri

Durum analizinin en kritik bileşenlerinden biri olan hedef pazar analizi, dört temel yöntem çerçevesinde ele alınır: demografik, coğrafi, psikografik ve davranışsal analizler. Bu yöntemler aracılığıyla hedef pazar bölümlenir ve net biçimde tanımlanabilir hâle getirilir. Demografik özellikler; yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve gelir durumu gibi ana alt başlıklara ayrılır.

Nike, kütlesel üretim sürecinden bireye göre üretim sürecine geçmeyi ve bu sürecin tanıtımını yapmayı, benimsemiş olduğu bütünleşik pazarlama iletişimi biçiminin önemli bir ögesi olarak görmüştür. Bu amaçla gerek Nike Store mağazalarında gerekse internet üzerinde oluşturduğu web sayfası aracılığıyla, tüketicilerin kendi isteklerine göre ürünler tasarlamalarına olanak sağlamaktadır. Nike, bu politikasıyla özellikle genç tüketici kitlesinde marka bağımlılığı yaratmayı amaçlamaktadır.

Mini Vaka Analizi: Türkiye'de faaliyet gösteren hazır giyim markaları, özellikle Z kuşağını hedefleyen kampanyalarda benzer bir yol izlemektedir. Kişiselleştirme seçenekleri sunan, sosyal medya etkileşimini artıran ve kullanıcı deneyimini özelleştiren markalar, genç tüketiciler nezdinde güçlü bir bağ kurabilmektedir.

İletişim Sürecinin Analizi ve Bütünleşik Programın Geliştirilmesi

İletişim sürecinin analizi, markanın geçmiş reklam ve pazarlama iletişimi çabalarının irdelenmesinden oluşur. Burada daha önceki iletişim çalışmalarının amaçları, stratejileri, medya stratejileri ve elde edilen sonuçlar ayrıntılı biçimde analiz edilir. Amaç, hedeflerin gerçekçi olup olmadığının ve ne tür sonuçlara ulaşıldığının saptanmasıdır. Bu aşamada iki temel yaklaşım söz konusudur. İlk yaklaşıma göre, her bütünleşik iletişim planı yeni hedeflerle oluşturulur ve önceki planda gerçekleştirilemeyen hedefler yeni planlama sürecinde dikkate alınmaz. İkinci yaklaşıma göre ise yeni plan dahi olsa, gerçekleştirilemeyen hedefler yeniden yer alır. Nike stratejik olarak birinci yaklaşımı benimsemiş; gerçekleştirilmemiş hedefleri taşımak yerine yeni hedefler saptayarak yola çıkmayı tercih etmiştir. Marka, "koşulsuz müşteri mutluluğu ve her zaman tüketicilerin beklentilerine yanıt verme" ilkesini benimseyerek rakiplerinden farklılaşmayı hedeflemiştir.

Bütünleşik pazarlama iletişimi programının geliştirilmesi aşamasında, ürün, hizmet veya markanın özellikleri ile hedef pazarın özellikleri dikkate alınarak hangi iletişim karması ögelerine yer verileceği saptanır. Örneğin yeni bir binek otomobilin satışa sunulması için geleneksel reklamcılık merkezli bir iletişim planı öne çıkabilirken; sosyal nitelikli bir hizmetin iletişiminde ya da marka itibarını artırmaya yönelik çabalarda halkla ilişkiler merkezli bir plan daha gerçekçi kabul edilebilir. Nike bu aşamada ağırlığı internet ortamındaki tanıtım çalışmalarına kaydırmış; eş zamanlı olarak sosyal sorumluluk kampanyalarına da ağırlık vermiştir. Özellikle 1990'lı yılların başında Asya üretim tesislerinde ortaya çıkan çocuk işçi çalıştırma krizinin ardından Nike, eğitim ve çevre gibi sosyal konulara odaklanarak krizi aşmayı başarmıştır.

Bütçenin Belirlenmesi ve GAP Örneği

Bütünleşik pazarlama iletişimi faaliyetlerinin ana eksenini oluşturan bütçe konusu, hangi iletişim karması ögesinin belirleyici olacağı sorusunu da beraberinde getirir. Geleneksel planlamada aslan payı reklam ajanslarına ayrılırken, günümüzde halkla ilişkiler, sponsorluk ve fuar düzenlemeleri gibi çalışmaların ağırlığı giderek artmaktadır. Nike ürün yöneticileri bütçe oluşturma ve yönetme sürecinde müşteri ilişkileri yönetimi ile sanal ortam reklamcılığı alanlarına ağırlık verilmesini benimsemiş; pazarlama bütçesinin önemli bir bölümünü mağaza içi düzenlemelere aktarma kararı almışlardır. İnternet ve bilgisayar maliyetlerinin ucuzlaması, yaygınlaşması ve bu teknolojilerdeki hızlı gelişim, bu tercihin temel itici gücü olmuştur.

Vaka Analizi - GAP: 1990'lı yılların başında satış rakamlarında düşüş saptayan GAP, bütünleşik pazarlama iletişimine dayalı bir strateji izleme kararı almıştır. Geleneksel reklamlar uygulamada kalmakla birlikte, satış tutundurma çabaları öne çıkmıştır. Kahve kupası uygulamaları, deodorant spreyler ve genç tüketicilere yönelik çıkartmalar gibi geleneksel olmayan yöntemler kullanılmıştır. Marka, "gardrobunu yeniden düz" konumlandırmasıyla TV reklamlarını bu yeni imajı hızla iletecek biçimde kullanmış, marka bilinirliği eşiği aşıldıktan sonra alanı diğer iletişim karması ögelerine bırakmıştır. Özel olay düzenlemeleri kapsamında düzenlenen konserlerle genç tüketici kuşağı hedeflenmiş, sezonun yeni ürünleri sanatçılar üzerinden sergilenmiştir. E-ticaret sitesi devreye sokularak internet reklamcılığı ayağı güçlendirilmiş, BabyGAP ve Banana Republic gibi alt markalarla hedef kitle bölümlemesi stratejisi uygulanmıştır.

Mağaza atmosferi ve kişisel satış uygulamalarını da yeniden tasarlayan GAP, düzenli müşterilerine ihmal edilmişlik duygusu yaşatmamayı amaçlamış; bu tutum, olumsuz ağızdan ağıza iletişim mesajlarının önünü kesmiştir. ABD'deki üniversite kampüsleri yakınlarında kurulan indirimli satış noktalarıyla ürünler doğrudan öğrencilerin ayağına götürülmüştür. Araştırma sonuçları, bir yıllık süreçte GAP'ın markalaşma yolunda önemli mesafe aldığını ve marka sadakatinde artış olduğunu ortaya koymuştur (Belch ve Belch, 2001).

Ölçüm ve Değerlendirme: Başarının Kanıtlanması

Bütünleşik pazarlama iletişimi çabalarının sonuçlarının ölçülmesi, çalışmanın etkinliğinin kanıtlanması açısından zorunludur. Çünkü ölçülmeyen bir şeyin varlığını ispatlamak oldukça zordur. Bütünleşik pazarlama iletişimi uygulama modelinde yer alan her bir iletişim karması elemanı, hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için kullanılan araçlar açısından ayrı ölçüme tabi tutulmalıdır. Reklamlar yayın öncesi ön testler ve yayın sonrası son testler yardımıyla sınanırken, markanın hedef kitle tarafından nasıl algılandığı marka algısı çalışmalarıyla ölçülebilir. Doğrudan pazarlama, kişisel satış ve internette yapılan iletişim faaliyetlerinin sonuçları da benzer biçimde ölçülmelidir.

Ölçme ve değerlendirme aşaması iki açıdan önem taşır. İlk olarak, reklamveren veya müşteri hangi araca ne kadar harcama yaptığını, buna karşın ne kadar geri dönüş elde ettiğini bilmek ister. İkinci olarak, iletişim faaliyetinin sonuçlarının ölçümü marka ve ürün yöneticileri ile iletişim şirketine, gelecek faaliyetlerin biçimi, kullanılacak mecralar ve hedef kitlenin hangi mesajı ne oranda algıladığı konularında önemli veriler sağlar. Böylece daha önce saptanan amaçlar yeni bulgular ışığında düzenlenebilir ya da değiştirilebilir.

Sonuç olarak, bütünleşik pazarlama iletişimi; durum analizi, iletişim programının geliştirilmesi, bütçenin belirlenmesi ve ölçüm değerlendirme aşamalarından oluşan dinamik bir süreçtir. Nike ve GAP örnekleri, bu sürecin her markanın kendi koşullarına göre farklı biçimlerde tasarlanıp uygulanabileceğini; yaratıcılığın salt geleneksel reklamcılığa özgü olmadığını, pazarlama iletişiminin her alanında kullanılabilecek bir olgu olarak karşımıza çıktığını açıkça ortaya koymaktadır. Katı bir yapı yerine esneklik ve uyum yeteneği gerektiren bu yaklaşım, günümüzün hızla değişen pazar koşullarında markalar için vazgeçilmez bir rekabet aracı olmaya devam etmektedir.

← Tüm Makalelere Dön